Psikolojide Gelişim ve Değişim

//Psikolojide Gelişim ve Değişim

Psikolojide Gelişim ve Değişim

 Değişim; bir organizma, nesne ya da olayda, bir durumdan farklı bir duruma doğru görülen veya algılanan bir farklılaşma sürecini ifade etmektedir. Süreçtir, çünkü değişim bir zaman olgusunu kapsarken, süregelen eski durumdan farklılaşmayı gerektirmektedir. Değişim unsurundan bahsedilebilmesi için bir durumda hissedilen bir farklılığın olması gerekir. Bu bir insan için soyut anlamda, düşünsel bir değişim dahi olsa, eylemsel (davranışsal) farklılıklarla kendini dışa vurmalıdır.

İnsan gelişimini incelemenin temel amacı, yaşam boyu devam eden değişim sürecini ve doğasını anlamaktır. Bu temel amaç çerçevesinde gelişim psikologları davranış ve yeteneklerde yaşa bağlı olarak meydana gelen değişimleri betimlemeye, açıklamaya, yordamaya ve kontrol altında iyi hale getirmeye çalışmaktadır. İnsanın gelişiminde çok çeşitli etkenler rol oynamaktadır. Gelişimin doğasını anlayabilmek için değişimin altında yatan ve ona neden olan temel süreçlerin anlaşılması gerekmektedir.

Kişisel olarak bir gelişim göstermeye karar verdiğimizde, zor bir kişisel gelişim projesinde on adım vardır. Kendimiz bir şey değiştirmeyi istediğimizde bu on adımın her seferde zorunlu uygulanmasına gerek yoktur.

İnsanın gelişmesinde, olgunlaşma kadar çevrenin de önemli etkiye sahip olduğu bilinmekledir. İnsan milyonlarca yıllık evriminin ürünü olan kalıtımının yanı sıra, binlerce yıllık toplumsal evriminin sonucu olan kül türel bir yapıya sahiptir, içinde yaşadığı doğa ile birlikte bu toplumsal ve kültürel ortam bireyin çevresini oluşturur. Davranışların gelişmesi yönünde en önemli etkenlerden birisi de bireyin sosyal çevresidir. Sosyalleşme bireyin ailesi ve sosyal grubu tarafından kabul edilen değerlere, inançlara, tutumlara, örf, adet ve beklentilere göre davranış örüntülerini geliştirme sürecidir ve yaşam boyu devam etmektedir.

Bazı insanlar için ”değişeceğim” kararı kesin olarak verildikten sonra planlama ve değişim becerileri oldukça yeterli sayılabilir. Çoğu kişisel değişim projesi sadece “yapacağım” kararırından ibaret değildir. Alışkanlıklar, hisler, inançlar ve davranışlarda önemli değişiklikler yapmak irade gücünden daha fazlasını gerektirir.

Değişmek için belli hedefler koyabilmek ve plan yapabilmek için motivasyonumuzu kaybetmememiz gerekir. Değişmeyi denemeden önce her şeyi bilmek istemek, değişmeyi planlamaktan çok bu konuda endişe duymak, değişimin kolay yolunu bulmayı umut etmek, vb.. gibi tuzaklardan kaçınmak gerekir.

Hedef belirleme kişisel gelişim projesinin başlangıçlarında yer alan faktörlerden biridir. İnsanlar genelde kendileri ya da bir başkası için bir hedef belirlediklerinde sorunun çözüldüğüne inanıyorlar. Gerçekçi ve etkili hedefler ulaşılabilir olmalıdır ve ciddiye alınmalıdır. Hedefler bize iyi hizmet ederler. Enerjimizi odaklar, dikkatimizi dağıtan şeyleri azaltır, yeni çözümler bulmamıza yardımcı olur, uğraşmamızı sağlar ve varlığımıza anlam katarlar. Hedeflerimiz bizim olmalıdır başkalarına ait değil. “ Yapmalıyım” üzerine kurulan hedefler “yapmak istiyorum” üzerine kurulanlar kadar motive edici değildir. Hedeflerimizi  yapmak istemediğimizi düşünerek negatif olarak belirlemek motivasyonumuzu olumsuz etkiler. Pozitif düşüncelerimizle hedeflerimizi belirlememiz daha motive olmamızı ve daha kolay ulaşılabilir olmasına neden olur. Hırslı belirsiz hedeflerin ne kadar yol katettiğimize dair algımıza gölge düşürmesine izin vermemeliyiz.

Bilinçaltı faktörler hayatımızda olanları büyük ölçüde etkileyebilir. Bu yüzden bireylerin bilinçaltı savunma mekanizmaları, eski duygusal travmaları ve çocukluk dönemlerindeki senaryoları tedavilerde ilgi çeken psikoloji parçası oluyor. Bu bireyler bütün zamanlarını bilinçaltı dinamiklerini arayarak geçirir ve değişmek için bir gayret sarfetmezler. Bu duygusal tepkiler tedavide seçilen metodların etkililiğini etkiler. Değişmek için iyi, ikna edici nedenler bulunmalıdır. Arzu edilen hedeflerin değişimin bedeline değeceğine gerçekten inanmalı ve her bir kişisel gelişim metoduna işe yaramasına yetecek kadar süre verilmelidir. Hareketleri geliştirebilmek için düşüncelerimizi kontrol edebilmemiz gerekir.

29/12/2014

NURDAGÜL AYDOĞAN  

Yazan: |2018-10-11T22:44:24+00:00Eylül 29th, 2018|Genel|0 Yorum