Tütün ve Bağımlılık

//Tütün ve Bağımlılık

Tütün ve Bağımlılık

Tütünün en önemli psikoaktif maddesi olarak tütün, düşünme yeteneğini artıracak ve uyanık olmayı sağlayarak hareket edebilirken, kaygıları azaltma ve gevşetme özelliği sayesinde sigara içicisine kendini iyi hissettirir. Tütün, Pipolar, Sigaralar, Purolar, Enfiye,  Çiğneme Tütünü, Bidi ve Nargileler gibi farklı yollarla tüketilir.

Katran; sigara içildikten sonra sigara filtresinin sonun da kalan kahverengi ve yapışkan bir maddedir. Sigaraya daha iyi bir tat vermek için ek maddeleri içerir. Nikotin;  alkaloid olarak bilinen nitrojen içeren bitki bazlı bileşiklerin bir araya gelmesi ile oluşan aile ait bir bileşendir. Sigara bağımlılığının ana sorumlusu dumanındaki nikotindir.

Nikotinin kimyasal yapısı, sinirsel iletilerde çok etkin bir rolü olan ve vücut tarafından salgılanan asetilkolin’in kimyasal yapısına büyük benzerlik gösterir. Bu neden ile nikotin beyin ve sinir sisteminde asetilkolin’in yapışacağı hücrelere tutunarak onları etkiler ve onun yerine, yalancıktan görev yapmaya başlar.

Engellenmesi çok güç sigara içme isteği, zaman ile iştah artışı ve kilo, ağızda yaralar, konsantrasyonda azalma , uyku bozuklukları, depresyon, yorgunluk hali, baş ağrısı ,sinirlilik , sıkıntı, çarpıntı, kan basıncı ve nabızda düşüş nikotin yoksunluğunun en belirgin özellikleridir. Bireylerin sigarayı bırakmasını zorlaştıran ve içmeyi sürdürmelerine neden olan etken,  bu yoksunluk belirtilerine direnç sağlamakta zorlanmalarından  kaynaklanır.

Bağımlılık; zaman zaman ya da sürekli olarak kullanılan uyuşturucu ve alkol kullanımı ile beraber artan en önemlisi reddetme olan düşünce çarpıklıkları ile anlatılabilen rahatsızlıktır. Bağımlılık, bilimsel olarak bir tedavisi olduğu kabul edilmiş bir hastalıktır. Sigara içmenin, bağımlılıklarla ilişkilendirdiğimiz uyuşturuculardan farklı olduğu halde bir bağımlılık unsuru olmasının nedeni; uyuşturucuya bağlı olma ile kötü alışkanlık ve fizyolojik olarak bağımlılık terimlerinin birbirine karışmasından dolayıdır. Bu ayrım tüm bağımlılık ve bağlı olma biçimleri ile ilgili karşılıklara yol açmıştı

Nikotin bağımlılığın kokain ve eroin bağımlılığı ile aynı olmadığı gerçeğinden dolayı, sigara içenler tütüne bağımlı olup olmadıklarını anlamlandırmakta zorluk çekerler. Sigara, içmekten kaynaklı fiziksel problemlerin bilinmesine rağmen sigarayı bırakmama hali genelde devam etmektedir. Hepimiz sigara içmeye  12  yaşında başlayan ve 100 yaşında ölen büyük babamızı biliyoruz. Bu cesaretlendirici bir hikaye. Ne yazık ki tütün kullanımı her hangi bir riskli aktivite gibidir. Bazıları kazanıyor olsa bile ki çoğu kazanamaz.

Şayet  yataktan  kalktıktan sonra 30 dakika  İçinde sigara içiyorsanız, hasta olmanıza rağmen sigara içmeye devam ediyorsanız, günde bir paketten fazla ve sabahları günün diğer saatlerine göre daha yoğun sigara içiyorsanız muhtemelen bağımlısınız. Bağımlı olma durumu  utanma  ve sıkılma duygusu ile birlikte arkadaşlarından ve ailesinden saklanmasına neden olur. Bu suçluluk, rahatsızlığı artırarak sürekli kullanım için gerekçe ve inkar  tepkisine neden olur. Aklın bu durumunda sosyal izolasyon en kolay çözümdür. Bu rahatsızlığı daha fazla arttırır.

Nikotin, doza bağlı olarak hem sempatik sinir sistemine aktivite eden bir uyarıcı, hem parasempatik sinir sistemine aktive edici bir yatıştırıcı ve bunlara ek olarak stabil bir uyarım sistemi ile sempatik sinir sisteminin faaliyetini azaltıcıdır.

Sigara içimini kontrol atkında tutabilmek amacı ile ön görülen yaklaşımlar :

  • Sigaraya başlamamak için çaba gösterilmelidir.
  • Sigara içenlere bırakmaları için destek olunmalıdır.
  • Pasif içiciler sigara dumanında korunmalıdır.

Kaç yaşında olursanız olun sağlığınızı iyileştirmek için en önemli iş sigarayı bırakmaktır.

Çünkü :

  • Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz.
  • Kendi yaşamınızı kontrol altına alabileceksiniz.
  • Başkaları için ve gelecekte çocuğunuz için iyi bir model olabileceksiniz.
  • Kanser olma, kalp krizi, akciğer sorunları ve felç geçirme riskiniz azalacak.
  • Daha temiz dişlere ve daha iyi kokan bir nefese sahip olabilirsiniz.
  • Kendinize, arkadaşlarınıza, ailenize ve eşinize daha güzel görünebileceksiniz.
  • Kendinizi daha sağlıklı hissedeceksiniz.
  • Gereksiz yere para harcamayacaksınız .
  • Hastalıklara karşı direnciniz artacak.
  • Daha uzun süre yaşama şansınız artacak .

01.02.2017

NURDA GÜL AYDOĞAN

AİLE DANIŞMANI TERAPİST

Yazan: |2018-10-11T22:59:06+00:00Eylül 29th, 2018|Genel|0 Yorum